Sunday, 8 June 2014

pazar postasi

iste bu hayat bir mutfakta yeniden dogdu
yazmamanin turlu sekillerinde kendi buldu
yazmamanin ta kendisi oldu
bir suru insan vardi etrafta sabah oldugunda
kimi guzel, kimi daha guzel, cogu en guzel
kelimeleri bol bulduk diye zemine doktuk
ustune basamadan uykumuz geldi
sonra sarkilar ve incir yapraklari bak nasil da dans ediyorlar
salina salina
ruzgardan habersiz
kendi baslarina
kim ruzgari ciddiye alir ki baksana
sinekler donuyorlar meyvelerin etrafinda
butun pazar kahvaltilarinda cok guzeliz
sinekler, incir yapraklari ve biz
denize dusecekmis gibi davranan bir apartmanin sol kosesinde
gicirdayan sandalyeler ve kalitesiz filtre kahve ile
kendimize tuzaklar kurdugumuz su gariban pazar gununde

Monday, 2 June 2014

yağmurun bir daha asla durmayacağını söylüyorlar. tam dört gün oldu yağmurun hırsla yağmaya başlaması. o gün de ofisteydik. o gün de derginin işlerini bitirmemiz gerekiyordu. hala ofisteyiz. yağmur deli gibi yağmaktan vazgeçseydi bile eve gitmeyecektik aslında. ama şimdi istesek de eve gidemiyoruz çünkü bütün şehir sular altında. milyonlarca insanın evini sel basmış. bizim bina bile sızdırmaya başladıysa o dandik evlerde yaşayan insanlar ne yapıyordur diye düşünmek istemiyoruz hiçbirimiz. dehşetle camdan dışarı asfaltı dahi yamultmaya başlayan yağmur tanelerini izliyoruz. bir yandan da haberleri dinliyoruz. ölü sayısı gittikçe artıyormuş. kurtarma ekipleri canla başla çalışıyor. askeriye bile devreye girmiş. işin ilginç tarafı yağmurun sadece buraya yağması. diğer şehirlerde de aynı şiddetle ama yarım saat yağıp duruyormuş.

zeynep üflemeye devam etti. "evime gitmek istiyorum artık!" dedi. "bir evim kaldıysa tabii ki. yatağımı özledim."

kimsenin zeynep'in huysuzluklarını ve şikayetkerini dinleyecek hali yoktu. hayatı şikayet etmek üstüne kurulmuş bir insan olmasaydı şayet belki bugün idare edebilirlerdi kendisi ama bugün.............

Monday, 26 May 2014

of can sikintisindan liflere ayrıldım, salatana at da ye, julyen julyen huplet beni
:///////////////7

Friday, 23 May 2014

bugun isyerinin yakinlarinda bir tane adam bir elinde tabanca oteki elinde bir beyaz kagit ile bagirip duruyordu. polisler geldi. yolu kapattilar. adam alyi el ayes acti. insanlar kacistilar. dediklerine gore sonra birini rehin almis. sonunu bilmiyorum. derdisini de bilmiyorum. sadece ofisin camina ususup olayi heyecanla izleyen insanlari biliyorum. hepsi sikici hayatlarina nese gelmiscesine bir insanin dramini izliyordu. sonra bir kez daha insanlardan ne kadar tiksindigimi fark ettim. ve bu kadar budala ve ahmakla dunyanin elbette iyi bir yer olmayacagini bir kez daha idrak ettim. evet rasyonel akil bunu soyluyor ama gonlum el vermiyor. herkes benim gibi. benim icimde de onlarin icindeki kadar kotuluk ya da iste o her ne ise, var. 

var mi cidden?
yoksa da olsun lutfen.
insanlar gercekten midemi bulandiriyor. 
ben de bir mide bulantisi olursam belki hafifler hayat.

Sunday, 18 May 2014

onemli gunler ve haftalar

bazi gunleri gazete kagidina sarip siyah posetin icinde cope atmak varken
israrla yasamaya calismak niyedir, anlamadim gitti.

belki o senin cope attigin gunu, bir kagit toplayicisi copten cikarir ve sevinir
belki senin begenmedigin o bazi gunler onun hayatinin en guzel gunleri olur




Saturday, 17 May 2014

galaksi 11

hangi zamana dustuk sen ve biz
hangi zamanda karardi yuregimiz
hangi zamanda sirtimizi donduk topraga
ve alev alev yandi sehirlerimiz

cigerlerimize isledi karbonmonoksitin kokusu
yorganlarimiz kulden ve ardindan sabahlar kayboldu
dunyanin en ortasindaki o sicak aydinliklar mit

oysa sarkilarimiz vardi bir zamanlar
seslerimiz donuyordu gezegenlerle birlikte
yamuk mu bu yuvarlak
bilim insanlari hala genisliyor evren diyince sevinirdik anlamadan
belki daha cok nefes aliriz derdik
belki yerimiz dar diye cikan savaslarimiz son bulurdu
evren genisledi, biz kucucuk kaldik
kollarimiz karanlik yataklara yapisti
kiyamet tek

Sunday, 11 May 2014

fakir oldugum icin yaptirmak istedigim hicbir dovmeyi yaptiramiyor olusumun 2014 ilkbahari da bitiyordu.

he cigdem, ancak tukenmez kalemle orana burana dovme yaparsin.
kole gibi calisiyorum ama hala fakirim :((((((