Friday, 11 August 2017

simdi burada, bu ciziklerle dolu ucuz sandalyenin uzerinde oturuyor ve seni dusunmek icin zorluyorum kendimi. bu sandalyede benden sonra ve kediden, en cok oturan sendin. sirf sen rahat otur ve sikayet etme diye evdeki diger sandalyeye ben otururdum. diger sandalye pahali ama kirik gibiydi, gicirdardi. gordun mu, seni dusunemiyorum bile, sandalyeleri anlatmaya basliyorum, sanirim, cok uzgunum, seni sevemedim. nedenini anlamaya dahi calisamiyorum. dikkatim dagiliyor. senden baska her seyi ve herkesi dusunuyorum. her gun ve hergunun artik ayri yazililiyor olusu canimi cok sikiyor.

Thursday, 3 August 2017

hicbir sey uzun surmuyor, buna alistim
cok seye alistim
ama hala sasirdigim ve alisamadigim seyler var
insan kendine surpriz yaptikca hayata tutunuyor galiba
simdi mesela desem ki iki bucuk senenin sonunda seni fark ettim
gozlerini devirir ve guler herhalde
deli miyim acaba olmayacak islere davetiye cikariyorum
nasil olabilir bu kadari da fazla resmen hoslaniyorum

Wednesday, 14 June 2017

ne çok genç ne çok yaşlı

hayatımın en güzel günleri bunlar
sizi izleyerek geçirmemeliyim

Saturday, 13 May 2017

hicbir gun gelmiyordu iyi haberi olan ve hicbir gun gecmiyordu iyi haberle doyuran. burada curumus bir halde oturuyoruz, hepimiz, gozlerimizi devirerek, elimizde kahveler kaldi bir tek, iciyoruz da iciyoruz.

Tuesday, 9 May 2017

bunu söyleyeceğim için çok üzgünüm ama sanırım

durup nefes aldı. devam etmeye çalıştı, bir daha durdu. boğazını temizledi ve ondan hiç beklenmeyecek akışkanlıkta; "sanırım tahminizden önce büyümeye başladım ve emin olun bu sizin için iyi bir şey değil çünkü artık cevap vermem gereken sorular var ve bu sorulara vereceğim cevaplar hepinizin canını çok ama çok sıkacak. bundan böyle önemli olan benim ne istediğim. üzgünüm, son günlerde, aylarda garip bir negatifliğe takıldım ve içinden çıkamadığım bu negatiflik sizi de yordu. kimseyi suçlamaya bir niyetim yok, asla böyle bir şey yapmam. yanlış anlamayın ama keşke ben çıldırmış gibi sokaklarda gezerken ve kendimi unutmuşken, kendimi unuturken de sizi üzerken bana bir tokat atmanız gerekiyordu. şimdi ben size tokat atacağım. çünkü artık, ne istediğimi biliyorum. hem de çok iyi biliyorum."


Monday, 8 May 2017

yazdan beri dolapta asılı duran takım elbisesini neredeyse bir sene sonra kuru temizlemeye verdim. sonra da kaldırıma çöküp ağladım. bu kadar çok sevdiğim bir insanı nasıl bu kadar kırabildim diye. her kuru temizlemenin önünden geçişimizde şakayla karışık "hala vermedin di mi kuru temizlemeye?" diye sorardı. eğer beni affederse dünyaları ona vereceğim.

Sunday, 30 April 2017

internet arkeologu

BANA BUYUDUGUNDE INTERNET ARKEOLOGU OLACAGINI SOYLEDI.

TERK EDILMIS SERVER'LARIN DIPLERINDEKI DATALARI ORTAYA CIKARARAK UNUTULMUS/UNUTTURULMUS TARIHI AYDINLATACAGINI VE BUNUN COK ZOR OLACAGINI AMA DEGECEGINI

SOYLEDI

KULAGIMA FISILDADI

BEN UYURKEN

ZIFIRI KARANLIGIN KESKIN KOSESINDEN DONEREK UZAKLASTI SONRA

BUNU BURAYA YAZIYORUM

CUNKU BU, GERCEK OLACAK